Ejderhalar Gerçekten Varmıydı

Ejderhalar Gerçekten Varmıydı

Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan toplumların kültürlerinde birbirine benzer özelliklerde yer alan ejderhalar, geçmişte yaşamış insanların korkularından ortaya çıkan bir efsane miydi, yoksa gerçekten var mıydı? Ejderhalar, ağzından ateş püskürtebilen devasa yaratıklar.

Çin Mitolojisinden Yeni Dünya’ya

Neredeyse bütün efsanelerde kanatlı, çok sert ve kalın pulları olan, kolay kolay öldürülemeyen bir canavar olarak anlatılmaktadır. Çok eski dönemlerde, insanoğluyla bu devasa yaratıkların aynı dünyayı paylaşması acaba mümkün müydü ? Günümüzde sinema teknolojileri sayesinde görmeye alıştığımız bu heybetli yaratıkların ilk olarak ne zaman ve nerede anlatıldığı bilinmese de insanoğlunun varlığından beri sanki gerçekten yaşamış bir canlı olarak hikayelerde, efsanelerde ve masallarda adı geçmektedir. Ejderha ile özleşleşmiş bir ülke olan Çin’de, milattan önce 12. yüzyılda, Çin mitolojisinin anlatıldığı kaynaklarda ejderhalar yer almaktadır.

Ejderhalar Gerçekten Varmıydı

Çinliler İçin Uysal ve Kutsal Bir Efsane

Diğer bölgelere nazaran Çin efsanelerinde ejderhalar iyi ve bilge yaratıklar olarak geçerler. Uçamayan ama denizlerde yaşayabilen, uzun ömürlü, konuşabilen ve insanlara zarar vermeyen kutsal bir canlıdır. Efsanelere göre Çin’de geçmiş dönemlerde yaşayan ejderhaların bir kısmı krallara dönüşürken, bir kısmı ise Tanrı katına geçerek göklerde kaybolmuşlardır. Bu yüzden geçmiş yıllardaki tüm Çin hükümdarları tahta geçtiğinde halkı etkisi altına alabilmek için ejder soyundan geldiğini ve ejder kanı taşıdığını iddia ederlerdi. Bu olaylardan sonra yüz yıllardır her baharın gelişinde Çin sokaklarında Ejderha Festivali düzenlenmektedir.

Türk Toplumlarında Ejderha

Eski Türk toplumlarında da ejderhaların var olduğu inanışı yer almaktadır. Fakat Türkler, ejderha kelimesi yerine evren kelimesi kullanılırdı. Yusuf Has Hacib‘in yazdığı “Kutadgu Bilig” adlı eserinde “Evren” İsimli ejderhanın tasvirleri bulunmaktadır. Ayrıca Türk mitolojisinde “yelbeğen” isminde yedi kafalı yılan ejderha arası bir yaratığa da rastlamaktayız. Hatta Altay Türkleri ay tutulmasını, Yelbeğen’in ayı yemesi ile açıklıyorlardı. Büyük Hun İmparatorluğunun bayrağında ise ejderha motifi yer almaktadır. 12 Hayvanlı Türk Takviminde de 12 hayvandan biri ejderhadır.
Türk efsanelerine göre ejderhalar ormanlarda ve nehir kenarlarında yaşıyorlardı. Köyleri basıp insanları ve hayvanları yiyen istediği zaman nehirleri kurutan bu yaratık, Türk efsanelerinde ve Türk Mitolojisinde kötü bir varlık olarak kabul görmüştür. Göktengri inancının var olduğu yıllardaki efsanelerde ejderhalar Türk kahramanları tarafından öldürülürken İslâmiyet sonrasında anlatılan hikayelerde genellikle ejderhalar Allah tarafından taşa dönüştürülmüştür. Ülkemizde ejderhaya benzeyen kaya yapıları ve bu yapıların eskiden ejderha olduğu gibi hikayeler bulunmaktadır. Antik Yunan toplumunda ise Dragon kelimesi bütün büyük yılanlar için kullanılan bir kelimeydi. Daha sonraları yalnızca ejderhalar için kullanılan bir kelimeye dönüşmüştür.

Ejderhalar Gerçekten Varmıydı
Ejderhalar Gerçekten Varmıydı

Antik Yunan Efsanelerinde ve Avrupa’da Ejderha

Antik Yunan kahramanları, efsanelere göre çoğu görevde ejderhalarla karşılaşmışlar ve tüm ejderhaları öldürerek bu kötü canavarların soyunu kurutmuşlardır. Avrupa topraklarındaysa özellikle Orta Çağ döneminde ejderha inancı oldukça fazlaydı. Almanya, Fransa ve İsviçre bölgesinde ejderha gördüğünü iddiaa eden çok sayıda insan ve hikaye mevcuttur. Avrupa hikayelerinde ejderhalar insanlara her kötülüğü yapan yaratıklardı. Efsanelere göre bu yaratıklar mağaralarda yaşayıp, hazineleri koruyorlardı. Avrupa hikayelerinde kahramanlar insanlara yaptıklar kötülüklerden dolayı ejderhalarla savaşırlardı. Hikayelerin sonunda ise insanlar bir olup bütün ejderhaları öldürmüştür.
Orta Çağ’da ejderha söylentilerinin en ünlüsü Rodos Ejderhası’ydı. Hikayeye göre ejderha, Dikadon Degazon isimli bir Rodos Şövalyesi tarafından öldürülmüştür.

Ejderhalar Gerçekten Varmıydı ?

Görüldüğü üzere ejderhalar dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan toplumların hikayelerine konuk olmakta ve sonunda hep yok olmaktadırlar. Fakat tüm bu hikayelerden öte bilim insanlarının elinde çıkarılan bir fosil veya ejderhaların gerçekten yaşadığına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Birçok insana göre insanların hafızasında bu kadar yer alan bir varlığın geçmişte kesinlikle yaşamış olması gerektiği düşüncesi hakimdir. Bazı uçuk bilim insanlarının iddialarına göre ejderhalar boyutlar arası yolculuk yapabilen kutsal yaratıklardı ve insanoğlunun dünya üzerinde egemen olmasından sonra dünyayı insanlara bırakarakfarklı bir boyuta geçmişlerdi. Bu yüzden ejderhaların fosillerinin bulunamadığını fakat gerçekten bir dönem dünya üzerinde yaşadıklarını iddia etmektedirler. Günümüzden milyonlarca yıl önce yaşamış dinozorların bile fosilleri bulunup bilimsel veriler elde edilebiliyorken, her kültürde bu kadar bilinen ejderhalar hakkında bilimsel bir kanıt ortaya konulamıyor. Bu yüzden ejderhalar günümüzdeki anlatılarda efsaneden öteye geçemiyorlar. Belki de ejderhalar gerçekte hiç var olmadılar. Belki de tamamen insanların hayal ürünü canlılardı. Yine de tamamen hayal ürünü olan bir canlının, doğudan batıya, hemen hemen bütün kültürlerde yer alması ve hakkında anlatılan sayısız efsanelerin bulunması bir hayli ilginç. İnsan ister istemez düşünüyor. Acaba gerçekten yaşadılar mı ?